“Ama şimdi, ey Rab, Sen bizim Babamızsın, biz ise kiliz, Sen de bizim çömlekçimizsin; hepimiz Senin ellerinin eseriyiz” (Yeşaya 64:8). Bu güçlü imge, bizlerin Yaratıcı’nın ellerinde tamamlanmamış eserler olduğumuzu hatırlatır. Eğer gerçekten biçimlenme sürecinde olduğumuzu kabul etseydik ve büyük Çömlekçi’nin dokunuşuna kendimizi bıraksaydık, O’nun hayatımızı kendi isteğine göre şekillendirmesine izin … Günlük Manevi Okumalar: Ama şimdi, ey Rab, Sen bizim Babamızsın, biz ise kiliz… yazısına devam et →
“Kimi göndereyim ve bizim için kim gidecek? O zaman dedim ki: İşte ben, beni gönder” (Yeşaya 6:8). Tanrı, Yeşaya’ya doğrudan seslenerek onu çağırmadı. Peygamber, Tanrı’nın sesine kulakları açık olduğu için çağrıyı duydu. Rab’bin çağrısı, ayrıcalıklı birkaç kişi için değil, herkes içindir. Mesele Tanrı’nın çağırıp çağırmadığı değil, bizim duyup duymadığımızdır. İlahi … Günlük Manevi Okumalar: Kimi göndereyim ve bizim için kim gidecek? O zaman dedim ki… yazısına devam et →
“Gerçekten de siz bana kötülük yapmak istediniz; fakat Tanrı bunu iyiliğe çevirdi” (Yaratılış 50:20). Mısır’daki Yusuf’un bu sözleri, Tanrı’nın dünyada nasıl işlediğine dair derin bir gerçeği yansıtır. İlahi takdir çoğu zaman beklenmedik şekillerde ortaya çıkar ve iman, bazen kriz yaşıyor gibi görünse de aslında sadece dönüşmektedir. Tanrı, bir süreliğine, açıkça … Günlük Manevi Okumalar: Gerçekten de siz bana kötülük yapmak istediniz; fakat… yazısına devam et →