“Su ve Ruh’tan doğmayan, Tanrı’nın Egemenliğine giremez.” (Yuhanna 3:5)
İsa, Tanrı’nın Egemenliğine girmekten bahsederken yalnızca ölümden sonraki cenneti kastetmiyor; Egemenliğin yeryüzüne gelişini ve burada, şimdi onu yaşama ayrıcalığını da ifade ediyor. Birçok Hristiyan, gelecekteki bir cennet fikriyle yetinirken, vaadin mevcut bir dönüşümü de içerdiğinin farkında değildir. Egemenliğe girmek, Tanrı’nın bize vaat ettiği her şeye sahip olmak demektir: O’nun sürekli varlığı, hayatımız üzerinde kurduğu egemenliği ve O’nun isteğinin bizde ve aracılığımızla yerine gelmesi.
Bu Egemenliğe giriş otomatik olarak ya da sadece bir beklentiyle gerçekleşmez. Canlı ve etkin bir iman aracılığıyla, itaatle kendini gösteren bir imanla olur. Tanrı, halkını pasif bir inanca değil, O’nun isteğine aktif bir bağlılığa çağırdı. Egemenliği deneyimlemek isteyen kişi, imanını ilahi iradeye tam bir teslimiyetle göstermelidir. Sadece gelecekteki bereketleri beklemek yetmez; Tanrı’nın açıkladığı ilkelere göre hareket etmek gerekir.
Tanrı’nın buyrukları, içinde dönüştürücü bir güç taşır. İtaat etmeyi seçen herkes yalnızca yönlendirme değil, aynı zamanda güç ve ruhsal otorite de bulur. Bu itaat, Tanrı’nın Egemenliğine şimdi girmemizi, vaatleri şimdiki hayatımızda deneyimlememizi sağlar ve bize sonsuzlukta giriş garantisi verir. İkisi arasında bir ayrım yoktur. Tanrı’ya sadakatle yaşayan kişi, burada yeryüzünde Egemenliğin tüm bereketlerinden yararlanmaya başlar ve zamanı geldiğinde sonsuz yaşamı miras alır. -A. Murray’den uyarlanmıştır. Yarın görüşmek üzere, eğer Rab izin verirse.
Benimle dua et: Sevgili Tanrım, Senin Egemenliğinin sadece gelecekteki bir vaat değil, burada ve şimdi yaşayabileceğim bir gerçek olduğunu kabul ediyorum. Bu Egemenliğe girmek, Senin varlığının, isteğinin ve egemenliğinin hayatımda kurulmasına izin vermek demektir. Sadece cennet beklentisiyle yetinmek istemiyorum; bugün Senin varlığının doluluğunu yaşamak, Senin yönetimin altında sadakatle yollarında yürümek istiyorum.
Baba’m, bugün Senden diri bir iman diliyorum; bu iman, Senin isteğine tam bir itaatle kendini göstersin. Sadece inanmanın yeterli olmadığını biliyorum; açıkladığın ilkelere göre hareket etmek gerekir. İmanımı sadece sözlerle değil, hayatımla göstermek, Senin buyruklarını seçerek ve gerçeğine göre yaşamak istiyorum. Bana teslim olmuş bir yürek ver, şimdi Senin Egemenliğinde yürümeye hazır, her adımda Senin huzurunu, gücünü ve bakımını deneyimleyen bir yürek.
Ey En Kutsal Tanrı, Sana tapıyor ve Seni yüceltiyorum; çünkü çocuklarını sadakat ve Senin içindeki dolulukla dolu bir yaşama çağırdın. Sana itaat ettiğimde, Egemenliğinin vaatlerinden şimdiden yararlanmaya başlayabileceğim için teşekkür ederim; biliyorum ki bugünkü sadakatim beni sonsuz yaşama da götürecek. Sevgili Oğlun benim ebedi Prensim ve Kurtarıcımdır. Güçlü Yasan Senin sadık fenerimdir, adımlarımı aydınlatır. Buyrukların, öğle sıcağında barış ağacının gölgesi gibi huzur vericidir. Bu duamı İsa’nın değerli adıyla ediyorum, amin.
























